Meaning of kuyruk | Babel Free
/[kujɾuk]/Tanımlar
- hayvanların çoğunda gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ
- bu organa benzeyen uzantı
- kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti
- koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantı
- başın arkasına toplanmış saç demeti
- bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi
- (mecaz) insanların veya taşıtların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi
- (mecaz) birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse
Örnekler
“Arık, zayıf bir buzağı kuyruğunu sallayarak gidiyordu.”
A thin calf was walking around wagging its tail.
“Uçağın kuyruğu. Gelinliğin kuyruğu.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.