Meaning of kuşatmak | Babel Free
Tanımlar
- çevresini sarmak, çevrelemek
- Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesmek; abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek
- çevrelemek, çokça bulunmak
- kaplamak
- bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak
Eşdeğerler
English
Besiege
Örnekler
“Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgârı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu.”
“Fabrika dumanları bütün şehri kuşattı.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.