Meaning of kaçırmak | Babel Free
/ka.t͡ʃɯɾˈmak/Tanımlar
- Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak.
- Bir işi belirlenen zamanda yapamamak.
- Zor kullanarak yanında götürmek; kaldırmak.
- Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek.
- Yararlanamamak.
- Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak.
- Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek.
- Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak.
- Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek.
- Sıvı, gaz vb. sızdırmak.
- İstemeyerek altını kirletmek.
- delirmek.
- Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek.
- Birini veya bir şeyi göstermemek.
- Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak.
- Futbol veya basketbolda savunma yaptığı oyuncunun topla yanından geçmesine engel olamamak.
Örnekler
“Kediyi kaçırdın mı?”
Did you let the cat flee?
“Bu adam oğlumu kaçırdı!”
This man kidnapped my son!
“uçak kaçırmak”
to hijack a plane
“Otobüsü kaçırdığıma inanamıyorum, o sonuncuydu!”
I can't believe I've missed the bus, it was the last one!
“fırsatı kaçırdım”
I missed the opportunity
“Konseri kaçırdık”
We missed the concert
“Boru su kaçırıyor”
The pipe is leaking water
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.