hal
Tanımlar
- Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.
- Tahttan indirme
-
Çözme, çözülme. obsolete
- bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya taşıdığı vasıfların hepsi
- Elazığ ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
-
çözüm. obsolete
- dert, kötü durum, sıkıntı
-
eritme. obsolete
- güç, kuvvet, takat
-
Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma. obsolete
- tavır, tutum
-
ismin hâli kavramının kısa şekli form-of, short-form
- şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman
-
içinde yaşanılan anda sahip olunan şartlar obsolete
Eşdeğerler
28 more languages
Afrikaansstamina
Češtinavýdrž
Ελληνικάαντοχή
Eestivastupidavus
日本語現在進行形
Кыргызчаокуя
Latinafirmitās
Polskiwytrzymałość
Русскийвыдержкавыносливостьзапа́с жи́зненных силнастоя́щее дли́тельное вре́мянастоя́щее продо́лженное вре́мястойкость
Svenskastatus
Українськавитрива́лість
Yorùbáagalẹ
Örnekler
“Can halden 3 kilo elma aldı.”
Can bought 3 kilos of apple from the covered market
“Meselenin hallini üzerine aldı.”
[He/She/It] took the solution of the issue on [him/her/it]self.
“Uyurken izliyorum en sevdiğim hâlini / Saçların dağınık, yüzünde yastık izi”
I watch my favorite state of you while you sleep / Your hair is messy, a pillow print on your face
“Herkes hâline göre bir hediye verdi.”
“Zavallının başına ne hâller geldi.”
“Şimdi gezmeye çıkacak hâlim yok.”
“Bambaşka bir hâliniz vardır sizin. Merhametli bir insan olduğunuz bellidir.”
“Hâl dediğimiz şey yarından sonra mâzì olacaktır.”
CEFR Seviyesi
B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free