taramak anlamı | Babel Free
Tanımlar
- Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek:
- Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak:
- Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraktan geçirmek; taraklamak.
- Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek.
- Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek.
- Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek:
-
Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek: metaphoric
-
Dikkatle bakmak, gözden geçirmek; süzmek. metaphoric
- Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resimleri veya yazıları sayısal ortama aktarmak.
- Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılan inceleme.
- Bir resmin bir bölümü üzerine çizgilerle koyuluk vermek.
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of taramak.
Eşdeğerler
CEFR Seviyesi
B1
Orta
Bu kelime CEFR B1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta seviye.
Bu kelime CEFR B1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free