Meaning of sıkı | Babel Free
/sɯ.kɯ/Tanımlar
- dar
- iyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, gevşek olmayan; tıkız.
- zorlu, güçlü ve etkili
- dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan
- ilkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
- yoğun
- güçlü ve çabuk, hızlı
Örnekler
“Sıkı bir kemer.”
“En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir.”
“Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu.”
“Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim.** - Atatürk”
“Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker.”
CEFR Seviyesi
A2
Elementary
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.