Meaning of tarak | Babel Free
/taˈɾak/Tanımlar
- saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç
- bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç; tırmık
- Dişeme yaparken kullanılan keser benzeri araç
- Dokuma tezgâhlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde sık telli araç
- bazı kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik
- ayak tarağı
- suda yaşayan hayvanlarda solungaç
- yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten)
- Deniz altındaki mayınları tahrip etmeye yarayan düzenek.
Örnekler
“Bir ay boyunca, kırlaşan saçlarına tarak sürmedi.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.