Meaning of haz | Babel Free
/ˈhaz/Tanımlar
- hoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk
- bir şeyden duyusal veya manevi sevinç duyma
- ezgi
- sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku
Eşdeğerler
English
joy
Örnekler
“Dört sene evvel kaybettiği karısı Emine Hanım'ın vefatıyla bütün sevgisini, ümidini, hazzını, şefkatini oğluna vermişti.”
“Ömrünün en öfkeli veya buhranlı anlarında bile yaşamak hazzının parıltısı gözlerinden eksik olmazdı.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.