yük anlamı | Babel Free
jycTanımlar
- araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
- bir bir şeyin ağırlığı
- araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar
- eşya
- (mecaz) birinin üzerine almak zorunda zorunda kaldığı ağır görev
- (mecaz) tedirginlik veren şey, engel
- bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı
- yüz bin kuruşluk mal veya tutar
-
doğacak bebek dialectal
- yüklük
Eşdeğerler
العربية
مِائَة أَلْف
Azərbaycanca
yük
Cymraeg
llyffethair
Dansk
byrde
Deutsch
Belastung
Beweislast
Bürde
bürde
dingliche Belastung
einhunderttausend
Grundstückslast
hunderttausend
last
Last
Obligo
Onus
Pflicht
Schuldenlast
Verschuldung
Ελληνικά
βάρος
Gaeilge
dualgas
עברית
נטל
हिन्दी
लाख
Íslenska
sönnunarbyrði
한국어
십만
Latina
onus
ລາວ
ແສນ
Latviešu
nasta
Монгол
бум
मराठी
ओझे
Malti
mitt elf
Русский
бре́мя доказа́тельства
груз
закладная
обязательство
правовое обязательство
сто тысяч
тя́жесть
Svenska
börda
Kiswahili
laki
தமிழ்
லட்சம்
తెలుగు
లక్ష
Tagalog
yuta
Українська
тягар
اردو
لاکھ
Oʻzbekcha
yuk
Örnekler
“Çölde yük götüren vasıta develer, insan taşıyan vasıta hecinlerdir.”
“Bütün yükü bu bavul.”
“Ben bu yükün altına giremem.”
“Bu yüke herkes katlanamaz.”
“Mademki öyledir, bir yük getirip satan herkes iki akçe versin.”
“Haydi şu yüke giriver!..”
CEFR Seviyesi
B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free