yük
Tanımlar
- araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
- bir bir şeyin ağırlığı
- araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar
- eşya
- (mecaz) birinin üzerine almak zorunda zorunda kaldığı ağır görev
- (mecaz) tedirginlik veren şey, engel
- bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı
- yüz bin kuruşluk mal veya tutar
-
doğacak bebek dialectal
- yüklük
Eşdeğerler
48 more languages
العربيةمِائَة أَلْف
Azərbaycan diliyük
Cymraegllyffethair
Danskbyrde
DeutschBelastungBeweislastbürdedingliche BelastungeinhunderttausendGrundstückslasthunderttausendlastObligoOnusPflichtSchuldenlastVerschuldung
Ελληνικάβάρος
Gaeilgedualgas
עבריתנטל
हिन्दीलाख
Íslenskasönnunarbyrði
한국어십만
Latinaonus
ລາວແສນ
Latviešunasta
Монголбум
मराठीओझे
Maltimitt elf
Svenskabörda
Kiswahililaki
தமிழ்லட்சம்
తెలుగులక్ష
Tagalogyuta
Українськатягар
اردولاکھ
O'zbekchayuk
Örnekler
“Çölde yük götüren vasıta develer, insan taşıyan vasıta hecinlerdir.”
“Bütün yükü bu bavul.”
“Ben bu yükün altına giremem.”
“Bu yüke herkes katlanamaz.”
“Mademki öyledir, bir yük getirip satan herkes iki akçe versin.”
“Haydi şu yüke giriver!..”
CEFR Seviyesi
B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free