Meaning of yük | Babel Free
/jyc/Tanımlar
- araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
- bir bir şeyin ağırlığı
- araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar
- eşya
- (mecaz) birinin üzerine almak zorunda zorunda kaldığı ağır görev
- (mecaz) tedirginlik veren şey, engel
- bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı
- yüz bin kuruşluk mal veya tutar
-
doğacak bebek dialectal
- yüklük
Eşdeğerler
Örnekler
“Çölde yük götüren vasıta develer, insan taşıyan vasıta hecinlerdir.”
“Bütün yükü bu bavul.”
“Ben bu yükün altına giremem.”
“Bu yüke herkes katlanamaz.”
“Mademki öyledir, bir yük getirip satan herkes iki akçe versin.”
“Haydi şu yüke giriver!..”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.