Meaning of borç | Babel Free
/ˈbɔɾtʃ/Tanımlar
- geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey, verecek
- birine karşı bir şeyi yerine getirme, gerekliği, yükümlülük, vecibe
Eşdeğerler
Örnekler
“Paris, 19 (A.A.) — Poincaré, Churchill ve Parker Gilbert's arasında vukubulan mülakât harp borçlarının tasfiyesine mütaallık müzakeratın yakında faal bir safhaya girebilecek gibi göründügü hakkındaki tahminleri teyit eylemektedir.”
British Chancellor of the Exchequer comes to Paris
“Vaktim yok, bana para bul, şu borcu ödeyeyim, söz verdim.”
“Mektubunda diyorsun ki gel gayri / Vatan borcu biter bitmez ordayım”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.