HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
Aramaya dön

ocak

İsim CEFR C1 Standard
oˈd͡ʒɑk

Tanımlar

  1. Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer
  2. Hem erkek adı hem de kız adı. erkek veya kız ad
  3. şömine.
  4. Erzincan ili Kemaliye ilçesine bağlı köy
  5. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet
  6. Erzurum ili Ilıca ilçesine bağlı köy
  7. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer, kahve
  8. Rize ili Pazar ilçesine bağlı köy
  9. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer
  10. Trabzon ili Yomra ilçesine bağlı köy
  11. Bahçelerde ve bostanlarda her tür meyve ve sebze ekimine ayrılmış, çevresinden biraz yükseltilmiş toprak çukuru
  12. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer
  13. Yılın birinci ayı, kânunusani
  14. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri
  15. Ev, aile, soy
  16. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile.
    dialectal
  17. Bir şeyin en çok bulunduğu veya yapıldığı yer:
  18. Toprak altındaki su kanallarının toprak üzerine açılan ve bir kapakla örtülü bulunan deliği.

Eşdeğerler

52 more languages
AfrikaansJanuarie
Azərbaycan diliocaqyanvar
Беларускаястудзень
Българскиянуари
Catalàgener
CymraegIonawr
Danskjanuar
Esperantojanuaro
Eestijaanuar
GaeilgeEanáir
Galegoxaneiro
ગુજરાતીજાન્યુઆરી
עבריתינואר
हिन्दीजनवरी
Magyarjanuár
Bahasa IndonesiaJanuari
Íslenskajanúar
한국어陘로일월정월
Latinaianuarius
Lingálayanuari
Lietuviųsausis
Latviešujanvāris
Malagasyjanoary
MaltiJannar
Slovenčinajanuár
Slovenščinajanuar
Gagana Samoaianuari
Shqipjanar
KiswahiliJanuari
TagalogEnero
Українськапічсічень
Tiếng Việtthẳngthắngthằng
中文一月
繁體中文一月

Örnekler

“Üç balıkçı güneş batarken kumların üzerine iki taştan bir ocak yaptılar ve ateş yaktılar.”
“Ocağın önünde oturup acayip bir dikkatle odunların yanışına bakar.”
“Anlaşılan çamaşırcı giderken ocağı tam söndürmemiş olacak.”
“Mermer ocağı. Kömür ocağı.”
“Mustafa, arkasına güçlü kuvvetli bir kadın takmış, üç evleğine çizgiler, ocaklar açıyordu.”
“Başlangıçtan beri burası bir vatansever ocağı idi.”
“Ocak ayını sevmem, oldum olası.”
“Henüz temelleri atılmayan kendi ocağım kurulmadan yıkılmıştı.”

CEFR Seviyesi

C1
İleri
Bu kelime CEFR C1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — i̇leri seviye.
See all C1 Türkçe words →

Ayrıca bakınız

Bu kelimeyi bağlamında öğrenin

Ücretsiz dil kursumuzda ocak kelimesini gerçek konuşmalarda görün.

Ücretsiz kursa başla

Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free