Meaning of koşmak | Babel Free
/kɔʃˈ.mɑk/Tanımlar
- at, öküz gibi hayvanlar çekebilsin diye arabasını, düveni, sabanı v.s. hazırlamak
- bir kişiyi arkadaşlık etmek üzere başkasının yanına vermek
- bir kişiyi bir işle görevlendirmek
- birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek
- hayvanı çekeceği arabaya, sabana, düvene v.s. bağlamak
Örnekler
“Bir adam yolla da arabayı koşsun.”
“Yanına bir adam koşalım, yalnız gitme.”
“Küçük yaşlarda babası onu işe koşuyordu.”
“Atları arabaya koştun mu?”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.