Meaning of kayış | Babel Free
Tanımlar
- bağlamak, tutmak veya sıkmak amacıyla kullanılan, dar ve uzun kösele dilimi, kordon
- Burdur ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
- kol saatinin bileğe bağlanmasını sağlayan, deriden yapılmış gereç
- ustura bilenen cilâlı kösele
- tasma
- Toplu taşımalarda ayakta duran yolcunun otobüste sabit kalabilmesi amacıyla tavana asılmış tutacak, tutamaç
- kayma işi
Örnekler
“Fotoğraf makinesinin kayışı, adamın bileğine dolanmış.”
“Şapkası yere düşmüş, yakası yırtılmış, kılıcının kayışı kopmuştu.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.