HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

Meaning of iç | Babel Free

Noun CEFR A2 Frequent
/ˈit͡ʃ/

Tanımlar

  1. herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı
  2. oyuk şeylerin boşluğu
  3. cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta
  4. nesnelerin veya kişilerin arasında bulunan nesne veya kişi, ara
  5. ten ile dış giysiler arası
  6. kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm, kabuğun içindeki kısım
  7. pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım
  8. mide, bağırsak, karın
  9. akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri
  10. bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan
  11. değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım
  12. muhteva
  13. bir şeyin görünmeyen gizli kısmı, bâtın
  14. aynı cinsten şeylerin meydana getirdiği topluluk
  15. kalp, gönül
  16. vicdan
  17. merkeze daha yakın kesim veya şey
  18. manevi varlığımız
  19. bir hâlin tamamı
  20. dolma, sarma, mantı, börek gibi yiyeceklerin içine konulmak üzere hazırlanan malzeme

Eşdeğerler

English Filling Inner inside

Örnekler

“evin içi”

the interior of the house

“Deniz gecenin içinde, gece denizin içindedir.”
“Tahtanın içi çürümüş.”
“Boynumda kalın yün atkı, içimde çift kat fanila, gene de titriyorum.”
“Ekmek içi. Ceviz içi.”
“İçi bulanmak. İçi sürmek.”
“İçimizdeki sevinçleri, kederleri paylaşacak insan nerede”
“Yurt içi ulaşım. Şehir içi haberleşme. Aile içi ilişkiler.”
“bizden biri.”
“Bu iç yangını bitmez.”
“Bu konuda için ne diyor”
“iç Anadolu.”
“Sevgi içinde yüzüyor.”

CEFR Seviyesi

A2
Elementary
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.

Ayrıca bakınız

Learn this word in context

See used in real conversations inside our free language course.

Start Free Course