Meaning of yoğun | Babel Free
/jou̯n/Tanımlar
- hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif
- koyu, kalın
- etkisi güçlü olan, ağır
-
artmış, çoğalmış bir durumda olan metaphoric
-
dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre metaphoric
-
şişman, iri, tombul metaphoric
- (eski, halk ağzı): kaba, kalın, iri (elek, iğne)
Örnekler
“Yoğun bir sis.”
“Puslu havaya yoğun bir kükürt kokusu sinmiş.”
“O bölgede nüfus yoğundur.”
“İtibarlı masalarda, sigaralarını içen, iri kalçalı, beyaz sarışın birtakım yoğun kadınlar...”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.