Meaning of sıkışmak | Babel Free
/sɯ.kɯʃˈmak/Tanımlar
- kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak
- iki şey arasında kalmak
- yerinden oynamamak
- dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak
- zor bir durumda kalmak
- sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak
- tuvalet ihtiyacı gelmek
Eşdeğerler
English
Constrict
Örnekler
“Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar.”
“Parmağı kapıya sıkışmış.”
“Vida sıkışmış.”
“Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı.”
“Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu.”
“Göğsü sıkışmış.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.