HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

Meaning of sıkıştırmak | Babel Free

Verb CEFR C2 Specialized

Tanımlar

  1. bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak
  2. bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak
  3. gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek
  4. İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar. - R. N. Güntekin
  5. bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak
  6. ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak
  7. kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak
  8. zorlamak
  9. sarkıntılık etmek

Eşdeğerler

English Squeeze Wedge

Örnekler

“Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti.”
“Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar.”
“Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş.”

CEFR Seviyesi

C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.

Ayrıca bakınız

Learn this word in context

See sıkıştırmak used in real conversations inside our free language course.

Start Free Course