Meaning of kaynaşmak | Babel Free
Tanımlar
- ayrılmayacak bir biçimde birleşmek
- çok kalabalık ve kıpırdak olmak, hareket etmek
- birbirine iyice uymak
- (mecaz) uyuşmak, yakın ilişki kurmak, derinleştirmek, iyi anlaşmak
- (mecaz) huzursuzluk çıkmak
- birleşmek
Eşdeğerler
English
Coalesce
Örnekler
“Çakılla çimento kaynaşır.”
“Kumun üstünde bir sürü kadın erkek, oğlan kız kaynaşıyor.”
“Bu iki renk iyi kaynaşmış.”
“Ceylanlarla kaynaşan çocuk, onların seslerini tıpkı onlar gibi çıkarmayı öğrenmişti.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.