Meaning of hava | Babel Free
/hɑˈvɑ/Tanımlar
- hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı
- Bir kız adı.
- meteorolojik olayların bütünü
- canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu
- gökyüzü
- çevreyi kuşatan boşluk
- esinti
- müzik parçalarında tür
- müzik aletlerinden çıkan ses perdesi
- görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik
- tarz, üslûp
- durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans
- çekicilik
- (mecaz) keyif, âlem
Eşdeğerler
Örnekler
“Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu.”
“Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın.”
“Tozlar havada uçuşuyordu.”
“Bugün hava olursa yelkenli kalkacak.”
“Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık.”
“Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar.”
“Kadın güzel değil ama havası var.”
CEFR Seviyesi
A2
Elementary
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.