gömmek anlamı | Babel Free
ɟømˈmecTanımlar
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of gömmek.
Eşdeğerler
العربية
يقبر
Български
погребвам
Bosanski
nadživeti
nadživjeti
nadživljavati
pokopati
preživeti
preživjeti
preživljavati
закопати
надживети
надживјети
надживљавати
покопати
преживети
преживјети
преживљавати
Català
enterrar
Čeština
pohřbít
עברית
קבר
हिन्दी
दफ़नाना
Hrvatski
nadživeti
nadživjeti
nadživljavati
pokopati
preživeti
preživjeti
preživljavati
закопати
надживети
надживјети
надживљавати
покопати
преживети
преживјети
преживљавати
Bahasa Indonesia
memakamkan
Latina
contumulo
dēfodiō
funero
humo
infero
infodio
interro
sepelio
sepeliō
sepultura afficio
tumulo
tumulo
Latviešu
aprakt
Te Reo Māori
tanu
Română
îngropa
Shqip
fus
Српски
nadživeti
nadživjeti
nadživljavati
pokopati
preživeti
preživjeti
preživljavati
закопати
надживети
надживјети
надживљавати
покопати
преживети
преживјети
преживљавати
ไทย
ฝั่ง
Türkçe
defnetmek
Українська
гаркавий
закопати
закопувати
зарива́ти
зари́ти
переживати
пережити
похова́ти
поховати
похоронити
похорони́ти
прятати
ховати
хова́ти
хоронити
中文
埋葬
ZH-TW
埋葬
Örnekler
“Altınları nereye gömdün?”
Where did you bury the gold?
“Onu buraya gömeceğiz.”
We'll bury him here.
“Yüzümü kedimin göbüşüne gömmek çok hoşuma gidiyor.”
I really like burying my face in my kitten's belly.
“Öyle göründüğüne aldanma, çok sağlıklı. Seni, beni gömer.”
Don't fall for his looks, he's very healthy. I bet he'll outlive us.
“Niye öyle gömdün ki şimdi?”
But why did you bully [him] like that, all of a sudden?
“Onu kalenin yanındaki küçük mezarlığa, bir zeytin ağacının yanına gömdüler.”
“Gözlerini sıktı ve dört gün evvel refikasını gömdüğünü ağlayarak söyledi.”
“Ben annemin çarşafına kafamı gömdüm.”
“Sen bu sağlam bünye ile daha pek çok kimseyi gömersin.”
“Öğlen üç lahmacun gömdüm.”
“Bu hocayı da çok gömüyorlar ama ön yargılı olmamak lazım.”
CEFR Seviyesi
C2
Ustalık
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free