Meaning of boşaltmak | Babel Free
/bo.ʃaɫtˈmak/Tanımlar
- boş duruma getirmek
- dökmek, boca etmek
- bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak
- kusmak
- gevşetmek, açmak
Örnekler
“Bu durum, ister istemez evi doldurup boşaltanlarda da kısıntı yapmamızı gerektiriyordu.”
“Elenmiş, tertemiz unu leğençe denilen küçük leğene boşalttı.”
“Yayla devriyesi bizden yardım istemek için havaya silah boşaltmış.”
“İbrahim Ağa atın kolanlarını boşaltırken kendini bir iş yapmış sayar.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.