Meaning of aldatmak | Babel Free
Tanımlar
- beklenmedik bir davranışla yanıltmak
- karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak
- birine verilen sözü tutmamak
- yalan söylemek
- bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek
- ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek
- karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek
- oyalamak, avutmak
Örnekler
“Kocamı aldattım.”
I cheated on my husband.
“Ama bu münferit hayranlıklar aldatmamalı bizi.”
“Üç defadır bu yezit beni aldatıyor.”
“Arkadaş bizi aldattı, toplantıya gelmedi.”
“Dekor, tarihî esvap gözleri aldatıyor.”
“Genç kızı aldatmak için dil dökmeye başlamıştır.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.