Meaning of yavru | Babel Free
/javˈɾu/Tanımlar
- Çocuk
- Amasya ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
-
Güzel, alımlı genç kız. slang
- Hayvanın yaş olarak küçüğü, yeni doğmuş hayvan
- (mecaz) Bir şeyin küçüğü; kuzu
Örnekler
“Kedimiz Mırnav, o sene dört yavru yavrulamıştı.”
Our cat Mırnav gave birth to four kittens that year.
“Hiç bir anne yavrusunu ateşe atar mı?”
Would a mother ever throw her child to the fire?
“Gel buraya güzelim, yavruların yavrusu!”
Come here my beauty, [sexy] baby!
“Korkarak arkasına baktığı zaman yavrusunun bir kartalın pençeleri arasında, bulutlara doğru süzülüp yükseldiğini gördü.”
“Kedi yavrusu annesinin kuyruğuyla oynuyor.”
“Kuş yavrusu yuvadan aşağı düşünce bahçıvan merdiveni getirip kuşu yuvasına iade etti.”
“Ev, bodrumu, tavan arası ve iki katıyla tam bir konak yavrusudur.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.