yavru anlamı | Babel Free
javˈɾuTanımlar
Örnekler
“Kedimiz Mırnav, o sene dört yavru yavrulamıştı.”
Our cat Mırnav gave birth to four kittens that year.
“Hiç bir anne yavrusunu ateşe atar mı?”
Would a mother ever throw her child to the fire?
“Gel buraya güzelim, yavruların yavrusu!”
Come here my beauty, [sexy] baby!
“Korkarak arkasına baktığı zaman yavrusunun bir kartalın pençeleri arasında, bulutlara doğru süzülüp yükseldiğini gördü.”
“Kedi yavrusu annesinin kuyruğuyla oynuyor.”
“Kuş yavrusu yuvadan aşağı düşünce bahçıvan merdiveni getirip kuşu yuvasına iade etti.”
“Ev, bodrumu, tavan arası ve iki katıyla tam bir konak yavrusudur.”
CEFR Seviyesi
B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free