Meaning of ege | Babel Free
/eˈ(j)e/Tanımlar
- Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri; kaburga
- Bir soyadı. Dahi, çok akıllı
- bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışında sorumlu kimse, iye, veli
- Maden, tahta vb.nin pürüzlerini düzeltmek için kullanılan, üzeri pürtüklü, sert, ensiz, çelik araç.
- Bir soyadı. Egemen, sahip
- Bir soyadı. Bakıcı, eğitici
Eşdeğerler
Örnekler
“Şimdi sen oradan kendine bir parça seç ve önce eğe ile düzeltmeye başla.”
CEFR Seviyesi
A2
Elementary
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.