ağız
Tanımlar
- yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve gıdaları vücuda almaya yarayan boşluk
- Irmak takımyıldızının en parlak, ve gökyüzünün de sekizinci en parlak yıldızı
- Bu organın dudaklarla beraber dış sınırı:
- Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı:
- Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer; kavşak, munsap
- Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı:
- Giriş yeri:
- kavşak
- Kesici aletlerin keskin tarafı.
- Üslup, ifade biçimi:
- Top, tüfek vb. silahlarda namlunun ucu veya açık olan kısmı.
- Belli yerleşim bölgelerine özgü, yazı dili hâline gelmemiş dil; diyalekt:
- Bir bölgenin müzik kültüründe görülen söyleyiş özelliklerinin tümü.
- Yanardağın lav akıtan üst kısmı
- (mecaz) birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği
- bir bölge melodilerinde görülen özelliklerin tamamı
Eşdeğerler
59 more languages
Afrikaansmond
العربيةفم
Ελληνικάστόμα
Esperantobuŝo
Euskaraaho
فارسیدهان
Gàidhligbeul
Galegoboca
ગુજરાતીમુખ
Hausabaki
עבריתפה
Hrvatskiusta
Bahasa Indonesiamulut
日本語口
한국어입
Kurdîdev
Кыргызчаооз
LëtzebuergeschMond
Lingálamonoko
Lietuviųburna
Malagasyvava
Македонскиуста
Монголам
मराठीमुख
Bahasa Melayumulut
Portuguêsboca
Русскийрот
Gagana Samoagutu
Kiswahilikinywa
ไทยปาก
Türkmençeagyz
ئۇيغۇرچەئېغىز
Українськарот
CEFR Seviyesi
C1
İleri
Bu kelime CEFR C1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — i̇leri seviye.
Bu kelime CEFR C1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — i̇leri seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free