sallanmak anlamı | Babel Free
saɫ.ɫanˈmakTanımlar
- bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak, kımıldamak
- bir şey belli noktasından bir yere bağlı kalmak şartıyla, o noktanın iki tarafına aynı doğrultuda ve sürekli olarak gidip gelmek
- salıncak, hamak vb. de kendini sallamak
- güçlü bir biçimde sarsılmak, titremek
- vaktini boş ve yararsız işlerle uğraşarak geçirmek, oyalanmak, savsaklanmak
- makamından veya bulunduğu durumdan uzaklaşmak, yerini bir başkasına bırakmak tehlikesiyle karşılaşmak
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of sallanmak.
Örnekler
“Dişi sallanıyor.”
“Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.”
“Yere çivilenmiş koca masayı sarsarken oda bir salıncak gibi sallanıyor.”
CEFR Seviyesi
B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free