kırmak anlamı | Babel Free
[kɯɾˈmak]Tanımlar
- sert şeyleri vurarak ya da ezerek parçalamak
- iri parçalara ayırmak
- belirli bir biçimde katlamak
- öldürmek, yok olmasına neden olmak
- bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek
- tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak
- vücut kemiklerinden birini parçalamak
- tahılı iri ve kaba öğütmek
- hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek
- (mecaz) dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek;; yaralamak.
- (mecaz) yok etmek
- (mecaz) gücünü, etkisini azaltmak
-
kaçmak, uzaklaşmak slang
- değerinden düşük fiyata almak
Örnekler
“Kedim vazomu kırdı.”
My cat broke my vase.
“Sözlerin beni çok kırdı.”
Your words hurt me a lot.
“Bugün sınav olduğunu fark ettiğimde okulu kırmaya karar verdim.”
When I realised there was a test today, I decided to skip school.
“Taşları kırmak. Bardağı kırmak.”
“Bu yıl soğuk, hayvanları kırdı.”
“Firma verdiği teklif fiyatını son dakikada bir yüzde yirmi daha kırıyordu.”
“Ne tarafa doğru meyil varsa gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki bisiklet doğrulsun.”
“Bir gündüz olsa belki bu derdi kıracağıme. Yoksa bu sensizlikten artık çıldıracağım.”
“Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış.”
“Bono kırmak. Çek kırmak.”
CEFR Seviyesi
C1
İleri
Bu kelime CEFR C1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — i̇leri seviye.
Bu kelime CEFR C1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — i̇leri seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free