Meaning of köprü | Babel Free
/cøpˈɾy/Tanımlar
- Kırıkkale ili Keskin ilçesine bağlı bir belde.
- Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı.
- Kırıkkale ili Keskin ilçesine bağlı bir belediye.
- İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey.
- Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.
- Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum.
- Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu.
- Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılan diş protezi.
- Telli çalgının tellerini gövdeye bağlayan kısım.
Örnekler
“Bir zamanlar asma köprünün bulunduğu yerde şimdi cılız bir halat vardı.”
Where once stood a suspension bridge, now there was a rickety rope.
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.