Meaning of hat | Babel Free
/ˈhat/Tanımlar
- çizgi
- yazı
- ulaşım sağlayan bir taşıtın uğradığı yerlerin bütünü; yol, geçek
- elektrik akımı taşıyan tel veya kablo sistemi
- kanal
- savunma veya saldırma amacıyla bir araya getirilmiş asker dizisi
- Arap alfabesiyle güzel yazı yazma sanatı ve bu biçimde yazılmış yazı.
- yüzü biçimlendiren çizgi veya kırışıklık
- Cep telefonlarında, baz istasyonundan alınan, hattın aramalara açık olup internete bağlanabilmesini sağlayan elektronik dalga, sinyal
- biçim
- hudut, sınır
Örnekler
“Sigfried hattı”
Siegfried line
“Bir kablodan muhtelif hatlar çıkar.”
“Dalga dalga ilerleyen hücum hatlarımız birinci düşman siperlerine girdi.”
“Kumral bıyıkları ve ölçülü yüz hatlarıyla her zamanki kadar yakışıklıydı.”
CEFR Seviyesi
C1
Advanced
This word is part of the CEFR C1 vocabulary — advanced level.
This word is part of the CEFR C1 vocabulary — advanced level.