Meaning of haşlamak | Babel Free
/haʃ.ɫaˈmak/Tanımlar
- bir şeyi kaynar suya daldırmak
- bir şeyin üstüne kaynar su dökmek
- suda kaynatarak pişirmek
- kaynar sıvı bir şeyi yakmak
- don, kırağı bitkilere zarar vermek
- dalamak
- sızı vermek, acı vermek
- sertçe paylamak, azarlamak
Örnekler
“Nine yolda yerim diye iki yumurta haşladıydı.”
“Kaynar su ayağımı haşladı.”
“Böcek çocuğun bacağını haşlamış.”
“Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi.”
“Recep'i kenara çekip fena hâlde haşladılar.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.