Meaning of okutmak | Babel Free
/o.kutˈmak/Tanımlar
- okumasını, öğrenim görmesini sağlamak
- okuma işini yaptırmak
- ders vermek, bir konu üzerinde yetiştirmek
-
satarak elinden çıkarmak slang
Örnekler
“Babamın beni büyük kentte okutacak parası olmadığı için öğretmen olmuştum.”
“Kumandan paşaya bu akşam şiir okutmak istiyoruz.”
“Lisede İngilizce okutuyor.”
“Bana iki sandık çay verdi. Bunları al okut, dedi.”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.