Meaning of hacet | Babel Free
/haː.ˈd͡ʒet/Tanımlar
- herhangi bir şey için lüzumlu olma, ihtiyaç, gereklilik, lüzum
- Amasya ili Merzifon ilçesine bağlı bir köy.
- Tanrı'dan yerine getirilmesi beklenen dilek
- Giresun ili Bulancak ilçesine bağlı bir köy.
- ihtiyaç duyulan veya lüzumlu şey
- Manisa ili Kırkağaç ilçesine bağlı bir köy.
- idrar veya dışkı yapma
Eşdeğerler
English
business
Örnekler
“Söylemeye hacet yok ki, bu bir ruh hamlesi ve hareket hâlinde bir ebedîlik prensibidir.”
“Bu devri yüz defa yapabildiniz mi mutlaka her hacetiniz de yerine gelir.”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.