doğal anlamı | Babel Free
doˈaɫTanımlar
- doğada doğada bulunan.
- Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan; tabii, natürel
- Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı.
- Yapmacık olmayan.
- Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi.
- Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
- saf
Eşdeğerler
العربية
متأصّل
Català
inherent
Eesti
loomulik
Հայերեն
հատուկ
日本語
固有の
ខ្មែរ
ភ្ជាប់
한국어
고유의
Lietuvių
būdingas
Latviešu
raksturīgs
Македонски
вроден
Русский
врождённый
естественный
естественный
натуральный
натура́льный
приро́дный
природный
прирождённый
присущий
сво́йственный
Oʻzbekcha
tabiiy
Örnekler
“Doğal güzellikler artık eskisi gibi turist çekmiyor.”
“Doğal liman. Doğal sınır.”
“Hamileymiş diye yineliyor oldukça doğal bir tavırla.”
“Ercan o denli doğaldı ki giderek şaşırtıcı olmaktan çıktı.”
“Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal.”
CEFR Seviyesi
A2
Temel
Bu kelime CEFR A2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — temel seviye.
Bu kelime CEFR A2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — temel seviye.
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free