Meaning of dövemek | Babel Free
Tanımlar
- tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak
- çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek
- bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek
- ezmek
- çırpmak
- ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek
- topa tutmak
- çarpmak, sertçe dokunmak
- davul vb. çalmak, vurmak
Örnekler
“Harp Divanına vermeden önce şurada kemiklerini kırıncaya kadar bir dövsem”
“Döveçte karabiber dövmek.”
“Demiri tavında dövmeli.”
“Gemi kaleyi dövdü.”
“Ayakları ile suyu dövüp ürküttüğü balığı gagası ile havalandıran beyaz pelikan.”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.