alaflamak anlamı | Babel Free
Tanımlar
-
(Denizli, Manisa, Tokat, Kahramanmaraş, Sivas, Yozgat ağzı) Alevlemek, yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek. dialectal
-
(Burdur, Kütahya ağzı) Kışkırtmak: 'Ayıracağın yerde, kavgayı alaflıyorsun.' dialectal
-
(Burdur, Balıkesir, Çanakkale, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Zonguldak, Samsun, Tokat, Ordu ağzı) (Trabzon, Gümüşhane, Rize, Artvin, Kars, Erzincan, Diyarbakır, Sivas, Konya, Tekirdağ ağzı) (Giresun, Kırklareli, Edirne ağzı) Hayvana yem, kuru ot, saman vermek, yemlemek: 'Ben koyunları alaflamaya gidiyorum.' dialectal
CEFR Seviyesi
B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free