Meaning of çalkantı | Babel Free
/t͡ʃaɫ.kanˈtɯ/Tanımlar
- denizde ve gölde dalgalanma
- çalkanmış şey
- kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp
- coşku
- kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum
Örnekler
“Kaptan, gemiyi ağzına kadar doldurmuş, gemi yan yatmış, bir deniz çalkantısıyla alabora olmuş.”
“Lodos rüzgârı es esebildiğine. Dinmesin gönlümdeki çalkantı.”
“Beraat etmen büyük çalkantı yaratır basında.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.