Meaning of mevsim | Babel Free
/mevˈsim/Tanımlar
- yılın, güneşten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim şartları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri, sezon
- Bir soyadı.
- bazı atmosfer olaylarının en çok belirdikleri zaman
- herhangi bir ekimin yapıldığı veya bir ürünün yetiştiği dönem
- herhangi bir şeyin etkinlik dönemi
- çağ, dönem, zaman
- yaşamın bir bölümü
Örnekler
“Kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli / Mevsimler geldi geçti, görüşmeyeli”
I don’t know how many years it’s been since I left the village / Seasons have come and passed since we last saw each other
“Mevsimler geçerken, temmuz gelir giderken / Çok istedim, yanımda sen yoktun”
While the seasons pass, July comes and goes / I wanted it so much, you weren’t by my side
“Bütün bir mevsim vur patlasın çal oynasın, eğlenildi.”
“Yağmur mevsimi. Fırtına mevsimi.”
“Kütahya'ya bir kiraz ve Bursa'ya bir şeftali mevsiminde gitmiştim.”
“Tiyatro mevsimi.”
“Sevda mevsimi gelince kuşlar bin türlü teranelerle minimini göğüslerini yırtarlar.”
“Yaşamın kış mevsimi yaşlılıktır.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.