mevsim anlamı | Babel Free
mevˈsimTanımlar
- yılın, güneşten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim şartları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri, sezon
- Bir soyadı.
- bazı atmosfer olaylarının en çok belirdikleri zaman
- herhangi bir ekimin yapıldığı veya bir ürünün yetiştiği dönem
- herhangi bir şeyin etkinlik dönemi
- çağ, dönem, zaman
- yaşamın bir bölümü
Eşdeğerler
Català
estació
Cymraeg
tymor
Deutsch
Jahreszeit
Ελληνικά
εποχή
Esperanto
sezono
Español
estación
Eesti
aastaaeg
Gaeilge
séasúr
Galego
estación
ગુજરાતી
ઋતુ
Magyar
évszak
Bahasa Indonesia
musim
Latina
hōra
Latviešu
gadalaiks
मराठी
ऋतू
Português
estação
Română
anotimp
Svenska
årstid
Тоҷикӣ
фасл
Türkmençe
pasyl
Örnekler
“Kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli / Mevsimler geldi geçti, görüşmeyeli”
I don’t know how many years it’s been since I left the village / Seasons have come and passed since we last saw each other
“Mevsimler geçerken, temmuz gelir giderken / Çok istedim, yanımda sen yoktun”
While the seasons pass, July comes and goes / I wanted it so much, you weren’t by my side
“Bütün bir mevsim vur patlasın çal oynasın, eğlenildi.”
“Yağmur mevsimi. Fırtına mevsimi.”
“Kütahya'ya bir kiraz ve Bursa'ya bir şeftali mevsiminde gitmiştim.”
“Tiyatro mevsimi.”
“Sevda mevsimi gelince kuşlar bin türlü teranelerle minimini göğüslerini yırtarlar.”
“Yaşamın kış mevsimi yaşlılıktır.”
CEFR Seviyesi
C2
Ustalık
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free