Meaning of kutup | Babel Free
/kuˈtup/Tanımlar
- yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri, yerucu
- (mecaz) birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri
- elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri
- bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri
- (mecaz) bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kişi
- uç
Eşdeğerler
English
pole
Örnekler
“bu yaslarımda araba alacagımı dusunen bana kütüpe gelirken evden iki şişe su doldurma soku”
the surprise of having to fill 2 bottles of water at home omw to lib for me who has been dreaming of buying a car around this age
“Kutuplara gitmeyi bile çok düşündüm.”
“Çalışanlarla çalıştıranları ayrı kutuplarda toplayarak birbirine düşman ediyor.”
“Kendini kaza halkına âdeta bir kutup diye tanıtmıştı.”
CEFR Seviyesi
C1
Advanced
This word is part of the CEFR C1 vocabulary — advanced level.
This word is part of the CEFR C1 vocabulary — advanced level.