Meaning of derinlik | Babel Free
/de.ɾinˈlic/Tanımlar
- bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağıza olan uzaklığı
- bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu
- bulunulan yere göre uzakta olan yer
- (mecaz) bir konunun veya durumun özü
- (mecaz) en duyarlı nokta
- (mecaz) karanlık, bilinmeyen dönem
- yanaşık veya dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık
- borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi
Eşdeğerler
English
depth
Örnekler
“Su baskısı derinlikte santimetre başına yüz ton ağırlığında olunca, ona beş santimetre kalınlığında da olsa cam mı dayanır”
“Çıplak ayaklarımla kuyunun derinliklerine doğru iniyorum, iniyorum.”
“Ben şiir yazmayı, resim yapmayı, derinliklerde söyleşmeyi seven Sadri Alışık'ı da tanıdım.”
“Ta yüreğinin derinliklerinden gelen ağlama sesi.”
“Tarihin derinliklerine saklanmış olan gerçekler...”
“Beş altı yüz metre derinliği olan bir topçu müfrezesini yanlayıp geçmek epeyce zormuş.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.