berkitmek anlamı | Babel Free
Tanımlar
- sağlamlaştırmak, tahkim etmek, takviye etmek.
-
(Andırın ağzı) sıkıştırmak dialectal
-
(Kars, Ankara, Mersin, İzmir, Niğde, Düziçi, Malatya ağzı) Sıkıca bağlamak, sağlamlaştırmak, bağlanacak şeylerde bağcığı sıkmak. 'Çarığın bağı gevşemiş, berkit.' dialectal
-
(Adana, Kars, Ankara, Niğde, İzmir, Bolu, Düziçi, Düzce ağzı) (Sivas, Kahramanmaraş, Gaziantep, Gümüşhane, Ordu, Kocaeli, Kütahya, Iğdır ağzı) Sağlamlaştırmak, pekiştirmek, sıkıştırmak, sertleştirmek, katılaştırmak. dialectal
-
(Niğde ağzı) Üst üste yığmak, yüklemek. dialectal
-
(Kırşehir, Nevşehir ağzı) Söküğü dikmek, yamamak. dialectal
-
(Giresun, Gümüşhane ağzı) Germek. dialectal
-
(Malatya ağzı) Takmak, vermek, zorlamak. 'Onlara gafanı berkitme.' dialectal
-
(Kırşehir, Ankara, Niğde, İzmir, Mersin ağzı) Kapatmak, tıkamak, örtmek. dialectal
-
(Kahramanmaraş ağzı) Vurmak. dialectal
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of berkitmek.
Eşdeğerler
English
Reinforce
CEFR Seviyesi
B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free