çatlamak anlamı | Babel Free
t͡ʃat.ɫaˈmakTanımlar
- parçaları ayrılıp dağılmayacak biçimde yarılmak
- bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak
- aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan veya (bebek) ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek
- (mecaz) sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak
- ses pürüzlü, bozuk çıkmak
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of çatlamak.
Örnekler
“taş çatlamak”
for a stone to crack
“heyecandan çatlamak”
to burst with excitement
“Eğer çay doldururken bardak çatlarsa, üzerlerinde nazar olduğuna hükmeder, gidip bir koşu ateşte tuz çevirirdi.”
“Meşin ciltlerin çoğu kıvrılmış, bir kısmı da arkalarından çatlamıştı.”
“Neredeyse sevincinden yüreği çat deyip ortasından çatlayacaktı.”
CEFR Seviyesi
B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free