Meaning of yutmak | Babel Free
/jutˈmɑk/Tanımlar
- ağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek
- tam ve doğru söylememek
- inanmak, aldanmak, kanmak
- söylemek istediği bir sözü kendini tutarak söylememek
- iyice, eksiksiz olarak öğrenmek
- ışığın parlaklığının düşmesi, sesin gücünün azalması
- dayanıp sesini çıkarmamak, katlanmak
- haksız olarak kendine mal etmek, zorbalıkla elinden almak
- oyunda bir şey kazanmak
- yutar gibi ortadan kaybetmek
Eşdeğerler
English
swallow
Örnekler
“Bazı heceleri yutuyor.”
“Bize numara yapma, yutacak enayi değiliz.”
“Bazen üçer yüz sayfalık iki kitabı birden, yirmi dört saat zarfında hatmedip yuttuğu olurdu.”
“Duvarlar bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor.”
“Ben bu ağır sözleri yutmam.”
“Sakarya'nın doğusunda Türk Ordusu da kıvrılarak bu canavarın Ankara'yı yutmasına mâni olmaya çalışıyordu.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.