kucak anlamı | Babel Free
ku.dʒɑkTanımlar
Örnekler
“Yalnız kalan kadın titriyor, hıçkırarak kucağındaki yavrusunu sıkıyor.”
The lonely woman is shaking, sobbing and squeezing her baby in her arms.
“Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık.”
“Oralar her saldırganlıktan korunmuş Türk kucağı idi.”
“On yıl var ayrıyım Kına Dağı'ndan. Baba ocağından, yâr kucağından.”
CEFR Seviyesi
C2
Ustalık
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free