Meaning of kucak | Babel Free
/ku.dʒɑk/Tanımlar
- açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş
- Ağrı ili Doğubayazıt ilçesine bağlı bir köy.
- herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç
- Ağrı ili Patnos ilçesine bağlı bir köy.
- (mecaz) ortam, ocak
Eşdeğerler
English
Lap
Örnekler
“Yalnız kalan kadın titriyor, hıçkırarak kucağındaki yavrusunu sıkıyor.”
The lonely woman is shaking, sobbing and squeezing her baby in her arms.
“Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık.”
“Oralar her saldırganlıktan korunmuş Türk kucağı idi.”
“On yıl var ayrıyım Kına Dağı'ndan. Baba ocağından, yâr kucağından.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.