kırışmak anlamı | Babel Free
Tanımlar
- yüzeyin düzgünlüğünün bozulması, yüzeyde kırışıklık oluşması
- karşılıklı kırmak
- birbirini kırmak, yok etmek, öldürmek
- pazarlık etmek
- bahse tutuşmak
-
bir şeyi eşit olarak paylaşmak slang
Eşdeğerler
English
Split
Örnekler
“Gömlek çantada kırıştı.”
The shirt got wrinkled in the bag.
“Cildi yaşlanınca daha çok kırıştı.”
Her skin wrinkled more as she aged.
“Yeni gelen kurallar yüzünden işler kırıştı.”
Things got complicated because of the new rules.
“Toplantıda konuşulanlar yüzünden ortam kırıştı.”
The atmosphere became tense because of what was said in the meeting.
“Boynu uzamış, kararmış, yaşlı adamların boynu gibi kırışmıştı.”
“Çocuklar yumurta kırışıyorlar.”
CEFR Seviyesi
B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.