Meaning of dondurmak | Babel Free
Tanımlar
- donmasını sağlamak
- sabitlemek
- hareketsiz hâle getirmek
- soğutmak
- bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere durdurmak
- beklemeye almak
Eşdeğerler
English
Freeze
Örnekler
“Gönlümü dondurdu kimsesizliğim. Yetişir bu yalnız sürüklendiğim.”
“Nicedir yaşam işlevlerini sınırlamış, kapasitesinin altına inivermiş, madde değişimini dondurmuştu.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.