Meaning of dolmak | Babel Free
Tanımlar
- dolu duruma gelmek
- bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek
- bir yere iyice yayılmak, kaplamak
- bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek
- süre, hesap tamamlanmak
- sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek
Eşdeğerler
English
well
Örnekler
“Gök ekini biçer gibi!.. Başaklar daha dolmadan.”
“Oda sigara dumanı dolmuştu.”
“Kıştan kurtulur kurtulmaz deniz kenarları insanla, sandalla dolar.”
“Süresi doldu, emekliye ayrıldı.”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.