Meaning of buruşmak | Babel Free
/bu.ɾuʃˈmak/Tanımlar
- kırışık hale gelmek
- ağızda kekrelik hissetmek
Örnekler
“Geçen yılın yazında idi. Uğradığım bir köyde bana yeni yetiştirilen bir bahçenin genç fidanlarını gezdirdiler. Fidanlari bir hastalık sarmıştı. Hepisinin yaprakları kıvır, kıvır buruşmuştu.”
It was last summer. In a village I visited, they showed me young saplings in a newly cultivated garden. The saplings were afflicted with a disease. All of their leaves were curled and shriveled.
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.