Meaning of basık | Babel Free
Tanımlar
- basılmış, yassılaşmış
- çok yüksek olmayan, alçak
- kısık
-
cılız, zayıf, boysuz dialectal
-
(Gümüşhane, Trabzon ağzı) türlü sebeplerle basıldığına inanılan ve bu yüzden hastalanan loğusa kadın, yürümesi geciken çocuk dialectal
-
fevkalâde, pek iyi dialectal
-
arkası basılarak giyilen ayakkabı, yemeni, terlik, patik dialectal
-
altı tahta pabuç dialectal
-
harmanda fazla ıslanmış buğday dialectal
-
çok ıslanarak niteliği bozulmuş buğday dialectal
Örnekler
“Ökçesi basık pabucunun içinde kara ve çatlak topuklu ayakları ellerinden ziyade ortadadır.”
“Arka sokağa bakan, dar, basık tavanlı, ışıksız bir yerdi.”
“Onun sesi de aynı şekilde basıktı.”
“Bu buğday basık, iyi un olmaz.”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.