Meaning of çalkalamak | Babel Free
Tanımlar
- sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak
- içinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak
- bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek
- tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek
- vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak
- kuluçka yumurtalarını çevirmek
- sağlığının bozulmasına yol açmak
Eşdeğerler
English
Scramble
Örnekler
“Fincanını çalkalayıp çalkalayıp diker, dibinde hiç telve bırakmamacasına”
“Kahvelerde zar çalkalayan avuçlar görüyorum.”
“Tabakları çalkalamak. Bardakları çalkalamak. Ağzını çalkalamak.”
“Aşağıdan yavrum, aşağıdan diye göbek çalkalıyordu.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.