Conjugation of tanıklık etmek
tɑnɯkˈɫɯk‿etmecMahkemede, tanık olunan bir durumu söylemek, şahitlik etmek Ver definición completa →
Çekim
Mastar
| — | tanıklık etmek |
Görülen geçmiş zaman (-di)
| ben | tanıklık ettim |
| sen | tanıklık ettin |
| o | tanıklık etti |
| biz | tanıklık ettik |
| siz | tanıklık ettiniz |
| onlar | tanıklık ettiler |
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)
| ben | tanıklık etmişim |
| sen | tanıklık etmişsin |
| o | tanıklık etmiş |
| biz | tanıklık etmişiz |
| siz | tanıklık etmişsiniz |
| onlar | tanıklık etmişler |
Gereklilik kipi
| ben | tanıklık etmeliyim |
| sen | tanıklık etmelisin |
| o | tanıklık etmeli |
| biz | tanıklık etmeliyiz |
| siz | tanıklık etmelisiniz |
| onlar | tanıklık etmeliler |
Emir kipi
| sen | tanıklık et |
| o | tanıklık etsin |
| onlar | tanıklık etsinler |